Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

popüler diyet

Popüler Diyetler Zararlı Olabilir mi?

Popüler olarak görülen diyetler çoğu kez insanlara faydadan çok zarar vermekte.

 Diyet, bir insanın beslenme alışkanlıklarının bütününe denir. Bu sedenle tek bir diyet çeşidi olamaz. Beslenme alışkanlıkları ise, kişinin kendisine özeldir.

Kısa zamanda çok kilo verdirmeyi amaçlayan çok popüler diyetlerin doğru ve yanlışlarını bilmek ister misiniz? Uzman Diyetisyen Pınar KURAL ENÇ konu ile ilgili bilgiler veridi.

Bir çok kişi hızlı zayıflatmayı vaat eden moda diyeterin cazibesine kapılırken, aklımıza gelen ilk soru şu: Bu diyetler sağlıklı mı? Gerçekten kilo verdiriyor mu? İşin gerçeği bu diyetler kilo verdiriyor ancak uzman diyetisyenler olarak, sağlıklı zayıflamanın bu diyetlerle sağlanamayacağı ve moda diyetle zayıflamanın gerçek zayıflama olmadığı konusunda hemfikiriz.

Çünkü moda diyetlerin ilk 3 veya 7 günde kiloda hızlı değişiklik sağlamaları, vücuttan su atıldığı için oluyor. Diyet yapanların en büyük şikayeti diyete karşı dirençli duramamalarıdır. Özellikle kısa süreli şok diyetlerle hızlıca verilen kilolar ilk anda mutluluk vericidir ancak belli bir zaman sonra duran kilo verme, insanı umutsuzluğa ve beraberinde aşırı yemek yemeye itecektir.

Obezite, küresel boyutta bir halk sağlığı sorunudur ve ekonomik bir problemdir. Günümüzde aşırı kilo yani şişmanlık ve bunların oluşturduğu sağlık sorunları artık o kadar sıklaştı ki küresel sağlıksızlığa en büyük katkıyı sağlayan kötü beslenme ve enfeksiyöz hastalıklar bile ikinci plana geçmişti. Son yıllarda özellikle gelişmiş  ülkelerde şişman insan sayısında hissedilir bir düzeyde artış saptanmıştır. Avrupa’da özellikle İngiltere’de, dünyada da ABD de artış inanılmaz boyutlara ulaştı.

Dünyada son dönemde yapılan araştırmalar şişmanlık oranının ülkelere göre değişmekle birlikte  % 10 ila 30 arasında bildirmektedir.  Şişmanlın neden bu kadar arttı ? Bu sorunun yanıtı aslında çok çok basittir. YALNIŞ ve SAĞLIKSIZ YAPILAN DİYETLER! İnsanların fazla kilolarından kısa zamanda kurtulma isteği, estetik kaygılar, ticari kaygılar ve medya faktörü tercih edilme nedenleri oluyor.

Aslında tam tersine kısa zamanda kilo ile ilgili problemimizi aşmak isterken, kalıcı olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu tarz diyetlere ulaşmanın kolay olması tercih nedenimiz olsa bile sonuçlarının kısa süreli olması, kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler şişmanlamanıza yol açabilir. Sonuçta ciddi psikolojik sıkıntılar yaratmaktadır. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler şişmanlamanıza, organlarınıza zarar vermenize, ağzınızın kokmasına, hasta olmanıza yol açabilir. 

ŞOK DİYETLER ise, kişiye özgü değillerdir, kişinin gereksinimine göre düzenlenmemiş, kontrol altında yapılmayan “ÇOK DÜŞÜK KALORİLİ” diyet olarak bilinir. Kişiye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı asla kazandırmazlar. Tek besine dayalı diyetler monotondur, can sıkıcıdır, bıktırır ve tiksinme duygusu oluşturur. Gerçek kilo kaybı yerine çoğunlukla su ve kas kaybına neden olacaktırlar. Organizmayı kemikler ve kaslar ayakta tuttuğu için kasların güçlü olması özellikle kalp ve diğer iç organlar açısından çok önemlidir. 

HOLLYWOOD DİYETİ yani ( KARBONHİDRAT DİYETİ)  Bu beslenme şekline “Sugar Busters” adını verilir. Diyette karbonhidrat miktarının aşırı kısıtlanması ile (50 gr/gün’den daha az) kanda keton cisimciklerinin artmasına ve ketozise neden olan diyetlerdendir.

Normalde keton cisimcikleri kanda çok az miktarlarda bulunurken, yükselmeleri durumunda hastalık tablosu ortaya çıkacaktır. En belirgin özelliği ise, ağızda aseton kokusudur. Diyette bulunan CHO’ ın organizmadaki görevi; Enerji vermek, ketojenezi önlemek, proteine olan gereksinmeyi azaltmaktır.

Ketozisi önlemek için günde en az 50g CHO almanız gerekir. Sağlıklı zayıflama diyetlerinde 80g’ ın altında ketonüri oluşmaktadır ki besin öğeleri yönünden oldukça dengesizdir. Hızlı ağırlık kaybı nedeniyle özellikle vücut suyunda azalmaya neden olurlar; vücudun asit ve baz dengesini bozarak beyne zarar verirler.

Özellikle sıvı ve elektrolit dengesinde bozukluğa neden olurlar. Hiperürisemi ve guta benzer belirtiler, ürik asit taşları oluşturabilecekleri gibi hiperlipidemi gelişebilir. kalsiyum atımını artırması nedeniyle osteoporoz riskini arttıracaktır. Kardiyak aritmilere neden olurlar. Doku proteinlerinin korunamaması ve myokard atrofisi ile karşı karşıya kalınacaktır. 

PROTEİN DİYETİ Diyetin en belirgin özelliği ve temel prensibi 5 gün boyunca yalnızca protein alınıyor olmasıdır.  Diyette karbonhidrata kesinlikle yer verilmez. Ancak bu diyet  5 günden uzun süre yapılırsa metabolizmada ters etki yaratıyor ve vücut her şeyi depolamaya başladığı için kilo alınmaya tekrar başlıyor.

Ne yazık ki, hızlı kilo vermeye fazlasıyla meraklıyız. Bir Dukan diyeti fırtınası esiyor ortada ki, son derece tehlikeli ve yanlıştır.  Kalbi ve böbrekleri mahvederek ölüme kadar götürebiliyor. Günümüzde gazete ve dergilerde yer alan moda diyetler maalesef bilinçsizce uygulanmaya devam ediliyor… Bu diyetleri uygulayan kişiler zihinsel, ruhsal ve bedensel sağlıklarını tehlikeye atıklarının farkında bile olmuyorlar. Belirli bir besin ögesinin tüketilmesine dayalı Dukan Diyeti ise yıllardır çok yaygın uygulanmakta.

Özellikle de son zamanlarda oldukça revaçta. Bu hatalı popüler olarak nitelendirilen diyetlere baktığımızda verilen öneriler de US Department of Agriculture (USDA), Department of Health and Human Services, National Institutes of Health, American Dietetic Association, American Heart Association, American Diabetes Association ve American Cancer Society tarafından bildirilen tavsiyelerle zıtlık göstermektedir.

Ayrıca zararları konusunda ortak görüş bildirilmektedir. Bu diyetlerin genelde kalorisi ve karbonhidratı çok düşük olduğundan vücut temel ihtiyacı için kendi deposundaki karbonhidratı kullanmak zorunda kalıyor. Depolanmış karbonhidratın her bir gramı vücutta 2 ila 4 gram su bağladığından, depo kullanıldığında su açığa çıkıyor. Su vücuttan atıldığında ise kilo düşüyor.

Diyet kesildiğinde ve normal gıdalara dönüldüğünde ise bu su ve tabii ki kilolar da geri fazlasıyla dönüyor. Diyet esnasında belli besinlere ağırlık verildiğinden yasaklanan gıdalara kişide karşı aşırı istek oluşuyor ve diyet sonrasında bu besinlere hücum edilince kilo alınıyor. Üstelik düşük karbonhidratlı diyetlerle yağ dışı dokuların, özellikle de kasların kaybı fazlasıyla artıyor.

Oysa bir diyette asıl olması gereken, özellikle yağ kaybetmek. Kısa zamanda zayıflatmayı vaat eden diyetler, insanları egzersizden de uzaklaştırdığı için zaman içinde kilo almayı destekliyorlar. Yeme bozukluğuna yol açıyor. Moda diyetlerin yan etkileri ise, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı ve ishal, kabızlık, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, saç dökülmesi, bazal metabolizma hızında azalma şeklinde ortaya çıkıyor.

Daha çok gençlerin uyguladığı bu diyetlerin sık ve bilinçsiz yapılması, kişiyi psikolojik yönden de olumsuz etkiliyor. Çok sık yapılan çok düşük kalorili diyetler sonucu çeşitli yeme bozukluklarının ortaya çıkıyor. 

SAĞLIKLI ZAYIFLAMA, uzman desteği alınarak ve kişiye özel haftalık  yapılan vücut analiz ölçümü ile değerlendirilmesine göre yazılan beslenme programlarını içermelidir. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve kişinin davranış şekli en önemli noktaları oluşturduğu unutulmamalıdır.