Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Tüp Bebek Tedavi Yöntemleri ve Süreçleri

tüp bebek

Artık bebek sahibi olmak istiyorsunuz ve tüp bebek tedavisine karar verdiniz. Nereden başlamalısınız ve tedavi süreciniz..

Bazen gebeliğe giden yolda kendiliğinden sonuca ulaşamıyorsunuz. Tüp bebek mikroenjeksiyon teknolojileri, annenin yumurtası ve babanın spermini laboratuvar ortamında sağlıklı ve kontrollü şekilde birleştirerek bu sorunu çözmenize yardımcı olabiliyor.

Ancak tüp bebek tedavisine karar verdikten sonra, almanız gereken önemli bir karar daha vardır. Acaba hangi tedavi yöntemini tercih edeceksiniz? Prof. Dr. Aygül Demirol, tüp bebek tedavisinin çiftlere özel planlanması gerektiğini belirterek, modern tedavi yaklaşımları hakkında bizlere bilgi verdi.

İlk olarak, sadece tam donanımlı bir merkezde, doğru yöntemler uygulanarak gerçekleştirilen denemelerin başarıyla sonuçlandığını sakın unutmayın. Tüp bebek hizmeti tam donanımlı bir hastanede sunulursa eğer hem çiftler hastanenin altyapı imkanlarından faydalanabiliyor hem de hastanedeki tüm bölümlerin işbirliği içinde çalışması garantilenmiş oluyorlar.

Eğer tedavi sürecinde tekrarlanan bir başarısızlık söz konusu olursa bu durumun altındaki nedenlerin çifte doğru şekilde aktarılması büyük önem teşkil ediyor. Buna göre yeni bir tedavi planı planlayıp, yola öyle devam ediliyor.

Tedavi sürecinde en önemli unsurlardan bir tanesi, çiftlerin durumunun doğru değerlendirilmesi vede buna göre tedavi seçeneklerinin doğru bir şekilde sunulup, uygulanmasıdır. Bu noktada, önünüzde ne tür seçenekler olduğunu şimdiden bilmek isteyeceksinizdir.

İşte! Tüp bebek tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler şöyle sıralanıyor…

İlaçsız tüp bebek yöntemi (IVM)

IVM yöntemi, tüp bebek teknolojilerinde önemli yer tutan, yeni bir yöntemdir. Tıbbi olarak ispat edilmiş ve güvenilir olarak kabul edilen bu yöntem sayesinde dünyaya gelen 1000’in üzerinde bebek olduğunu biliyoruz. Bu bebeklerde, herhangi bir sağlık sorunu veya genetik bir probleme rastlanmadığını eklemek gerekir. IVM yöntemi, dünyada az sayıda seçkin merkezde uygulanmaktadır.

Bu yöntemi; herhangi bir yumurtlama tedavisi için uygulanan enjeksiyonlar verilmeksizin, yumurtalıklardan ufak, yani olgunlaşmamış yumurtaların alınıp laboratuvar koşullarında olgunlaştırılmasıyla (bu aşama 24 ile 48 saat sürüyor) ve spermin olgunlaşan yumurtalara mikroenjeksiyon yöntemi ile enjekte edilmesi sonucu, embriyoların elde edilmesi ve transferi olarak açıklayabilmemiz mümkün.

IVM yöntemi, tekniği ile elde edilen embriyolar, normal tüp bebek tekniklerinde olduğu gibi, genetik tanı, yani PGD ile analiz edilebiliyor ve ileri evre transfer (blastosist transferi) yapılabiliyor. Ayrıca tedaviden artan embriyolar, daha sonra kullanılmak üzere dondurulmak suretiyle isteğe bağlı olarak saklanabiliyor.

Ko-kültür yöntemi

Ko-kültür, embriyo gelişimini destekleyen ek bir besi ortamı olarak açıklanabilir. Bu yöntemde ise, yumurta ve spermin döllenmesinden embriyonun gelişimine ve anne rahmine yerleştirilmesine kadar embriyo, laboratuvarda özel sıvılar içerisinde geliştiriliyor.

Bu sıvılar, anne rahmi ve tüplerdeki sıvıları taklit eden nitelikte olması gerekiyor. Ko-kültür vasatı, ek bir besi ortamı olarak salgıladığı büyüme faktörleri ile embriyonun gelişimine katkıda bulunuyorlar. Böylece daha kaliteli embriyolar elde edilerek, gebelik şansı oldukça yükseltiliyor.

Gebelik aşısı

Bu yöntem tercih edilirse eğer anne rahmi bağışıklık sisteminin yardımıyla, gebeliği kabul edecek şekilde hazırlanıyor. Önce anne adayından alınan kandan, “lenfosit” denilen kan hücrelerinin ayrıştırma işlemi yapılıyor. Bu hücreler, özel kültür sıvılarında CRH hormonunun desteği ile özel işlemlere tabi tutulması gerekiyor.

Elde edilen sıvı ile embriyo rahme yerleştirilmeden 1 ile 2 gün önce veya bazı vakalarda aynı gün içinde, rahim içine transfer ediliyor. Bu yöntemle rahim içi, bağışıklık sistemi üzerinden embriyoyu daha kolay kabul eder duruma geldiğinden dolayı embriyo daha kolay gebelik oluşturacak şekilde rahme tutunabiliyor.

Genetik analiz

Bu yöntemde de embriyolar rahme yerleştirilmeden önce genetik açıdan değerlendiriliyor. Böylelikle sağlıklı embriyolar seçilerek transfere götürülüyorlar. Fakat genetik analizin her vaka için uygun ve gerekli olmadığını hatırlatalım. Bu sebeple çiftlere iyi bir bilgilendirme ile sunulması şarttır.

ERA testi

Rahim içinin, embriyoyu kabul etme potansiyelinin saptanarak tedavinin planlanması olarak açıklanabilmektedir.

Embriyo gelişiminin takip edilerek transfer için ideal embriyonun seçilmesi yöntemi

Embriyonun gelişimi video kayıt sistemi ile sürekli izleniyor. Bölünme hızı ve hücre yapısına göre değerlendirildikten sonra, gebelik şansı en yüksek embriyo seçiliyor. Bu sistem bize, embriyonun genetiği hakkında da bilgi verdiği için oldukça önemli. Değerlendirmeyi yapan ekibin bu konuda eğitimli ve deneyimli olması da şart.