Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Şişmanlık ameliyatları ve yöntemleri

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Karabulut, obezite cerrahisi hakkında merak ettiklerimizi anlattı…

obezite

OBEZİTE CERRAHİSİ NEDİR?

Obezite cerrahisi, (şişmanlık cerrahisi) şişmanlık hastalığının tedavisinde kullanılan ameliyattır. Tıp dilinde bariatrik cerrahi ismiyle bilinmektedir. Elbette, obezite ameliyatını sihirli bir değnek gibi düşünmemek gerekiyor.

Ameliyat, diyet vede spora rağmen kilo vermekte güçlük çeken veya ağır obezite nedeniyle hareket dahi edemeyen kişilere destek olmak için uygulanıyor. Dolayısıyla ameliyat sonrasında kişilerin sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmeleri vede düzenli spor yapmaları çok önemli.

obezite ameliyatı

AMELİYAT SONRASINDA NE KADAR SÜREDE KİLO VERİLİYOR?

Önerilen diyet vede egzersiz programına uyarlarsa 6 ay içinde fazla kilolarının % 40’ını, 2 yıl içinde de % 75 ile 90’nını verebiliyorlar. Ama bu ameliyat estetik amaçla yapılmıyor. Hayati sağlık sorunları oluşturacak, kişinin ömrünü kısaltacak bir hastalığı tedavi etmek için uygulanıyor.

3 ÇEŞİT ŞİŞMANLIK AMELİYATI VAR

1) GIDA ALIMINI KISITLAYICI AMELİYATLAR

Mide bandı (mide kelepçesi), tüp mide (sleeve gastrektomi) ameliyatları bu grupta yer almaktadır. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık % 80’li alınıyor. Böylece mide hacmi küçültülerek gıda alımı azaltılmış oluyor. İştah hormonunun üretildiği yer de alındığı için iştah da azalmakta.

Mide bandında ise yemek borusunun mideye giriş yerinin altına mideyi kelepçe gibi saran bir silikon bant yerleştiriliyor. Bant mideyi sıkıştırdığından “mide kelepçesi” diye biliniyor. Mideye gıda alınımı kısıtlar, ama iştahı azaltmamaktadır.

2) GIDA ALIMINI KISITLAYAN VE EMİLİMİ AZALTAN AMELİYATLAR

Midenin büyük bir kısmı devre dışı bırakılarak ince bağırsak mideye bağlanıyor. Böylece mide hacmi küçülerek gıda alımı azaltılır, gıdanın emildiği bağırsak bölümü küçültülüyor. Bu ameliyatlar mide by-pass’ı olarak adlandırılmaktadır.

3) SAF GIDA EMİLİM BOZUCU YÖNTEMLER

En popüler olanı, genellikle yeme bozukluğu olan, çok yemek yiyen ve süper morbid obez hastalara uygulanan “biliopankreatik diversiyon yöntemi”dir. Midenin 3/2’si çıkarılır, bağırsağın büyük kısmı devre dışı bırakılarak kalan bağırsak mideye dikilir. Böylece gıda emilmesini sağlayan bağırsak kısmı küçültülmüş olur. Besinlerin çoğu emilmeden dışkı ile atılmakta. Ömür boyu vitamin kullanımını gerektiriyor.

TÜP MİDE NASIL BİR AMELİYAT?

Bu ameliyatta midenin yaklaşık % 80’i laporoskopik (kapalı) yöntemle cerrahi olarak çıkarılır, geriye tüp şeklinde bir mide bırakılır. Ameliyattan sonra küçük hacimlerde gıda alınmasıyla hastalar kolayca doygunluk hissederler. Bir süre sonra bu tokluk, iştah kaybına dönüşüyor. Ayrıca midenin açlık hormonu salgılayan bölümü de çıkarıldığı için hastada açlık hissi olmuyor.

Çok kolay bir yöntem, yan etki oranları da düşüktür. Ameliyattan sonraki birkaç yıl içinde kilo fazlasının yüzde 60 ile 70’inin kaybedilmesi beklenir. Cerrahi sonrası uzun dönemde kilo alımı olursa kişiye uygun gastrik by-pass cerrahi tiplerini uygulamak da mümkündür. Tüp mide ameliyatı vücut kitle değeri çok yüksek olan, mide by-pass’ının yan etkilerinden kaçınmak isteyenlerde ilk tercih edilen yöntemdir.

MİDE BY-PASS’I ŞEKER HASTALARINDA DAHA AVANTAJLIDIR

Midenin büyük bir bölümü devre dışı bırakılır vede küçük hacimli (yaklaşık 30-50 cc) bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilir. Diğer obezite ameliyatları gibi karın bölgesine açılan küçük kesilerden girilerek ameliyat gerçekleştirilmektedir. Ameliyat yaklaşık 1.5 saat sürüyor.

Mide bypass’ının olumlu tarafı, özellikle tip 2 diyabeti olan kişilerde çok etkili, diyabeti düzelten, son derece tatminkar kilo kaybı sağlayan cerrahi yöntemlerden olmasıdır.

OLUMSUZ TARAFI GERİ DÖNÜŞÜN OLMAMASI

Mide by-pass’ının olumsuz tarafı da ameliyatla ikiye ayrılan midede, geriye kalan midenin büyük kısmının yemek borusuyla bağlantısının ortadan kaldırılması ve sinirsel uyarıda bozulma meydana gelmesi. Bir de kalan midede endoskopi şansı ortadan kalktığı için bu alanda meydana gelebilecek ülser, gastrit veya kanser gibi risklere karşı erken tanı ve tedavi gibi seçenekler zorlaşır.

Mide by-pass, ameliyatı geri döndürülemez bir ameliyattır. Bu sebeple üst sindirim sisteminin normal anatomisini yeniden yapılandırmak mümkün değil. Ayrıca tüp mide ameliyata göre biraz daha karmaşık vede riskli.

KİMLER AMELİYAT ADAYIDIR?

● En az 6 ay diyet vede egzersiz programlarıyla kilo vermeyi başaramayan, vücut kitle indeksi (VKİ) 40’tan yüksek olanlar.

● VKİ’i 35’ten yüksek olan vede yüksek tansiyon, şeker, uyku apnesi gibi hastalıkları olanlar.

“ŞİŞMANIM” DİYEN HERKESE AMELİYAT YAPILABİLİYOR MU?

Ameliyat öncesi kişi, diyetisyen, endokrinolog, psikolog vede cerrahlar tarafından oluşan konseyde değerlendiriliyor. Hastanın ameliyattan yarar görüp görmeyeceği tartışılmalıysa, metabolik veya psikolojik sorunları varsa bunlar çözülene kadar ameliyat erteleniyor. Aksi takdirde ameliyatın başarılı olma şansı düşüktür.

AŞIRI ŞİŞMANLAR NE ZAMAN AMELİYAT EDİLEMİYOR?

  • Ameliyat sırasında narkozu kaldıramayacak derecede yandaş hastalığı olan hastalara.
  • Vücut kitle indeksi 35’in altında olanlara.
  • Psikiyatrik bozuklukları olan kişilere.
  • Madde bağımlılarına.
  • Genetik şişmanlık sendromuna sahip hastalara cerrahi yöntemler uygulanamıyor.

YAŞ SINIRI VAR MI?

Ameliyat 18 ile 65 yaş arasındaki obez kişilere uygulanıyor. Hastanın genel sağlık durumu vede ameliyatı kaldırabilme kapasitesine göre daha küçük ya da büyük yaşta olanlara da tüp mide ameliyatı yapılabiliyor. Fiziksel gelişimi göz önünde bulundurularak vede ebeveynlerin onayı alınarak 15 yaşını dolduran çocuklara da uygulanabiliyor.

ŞİŞMANLIK AMELİYATI RİSKLİ Mİ?

Her ameliyatın kendine has riskleri vardır. Anesteziye bağlı riskler, nefes darlığı, enfeksiyon, ölüm, beslenme bozukluğu, damar tıkanması, kanama, kusma, kaçaklar (karın içi iltihap),  fıtık… Genellemek gerekirse bu riskler karın içi ameliyatların hepsinde ortaktır.

FAZLA KİLOLARIN % 85’İ GİDİYOR

Obezite ameliyatı sonrası ilk 1 ile 1.5 yıl kilo kaybı kaçınılmaz. Bu süreçte hastanın önerilere uyup uymaması vede egzersiz durumuna göre fazla kiloların yüzde 80 ile 85’i gidiyor. Tüm obezite ameliyatlarından 1 ile 1.5 yıl sonra kilo kaybı duruyor.

Ameliyat sonrasında 2 yıl geçmiş olmasına karşın hala kilo kaybının devam etmesi, midede darlık gibi müdahale gerektiren bir duruma işaret ediyor demektir. Bu risk yüzde 1 oranında.

1 HAFTA SONRA İŞE DÖNMEK MÜMKÜN

Hasta, ameliyattan 1 hafta sonra rahatlıkla işe veya okula başlayabiliyor. Bu kadar erken normal hayata dönülmesinde ameliyatın kapalı (laparoskopik) yapılması etkilidir. Karna büyük bir kesi yapılmıyor, ameliyat karna açılan birkaç küçük delikten yapılıyor.

10 GÜN SONRA EGZERSİZE BAŞLAYABİLİRSİNİZ

Yürüme, ameliyattan birkaç saat sonra başlıyor. Ameliyatın 10’uncu gününden sonra yüzme veya kardiyo (tempolu yürüyüş, bisiklet çevirme gibi) egzersizler büyük önem taşıyor.

Kas kitlesinin artırılmasına yönelik ağırlık egzersizleri de ameliyatın 40’ıncı gününden sonra öneriliyor. Uzun dönemde basit adım sayacı saatlerle günde 10 bin adım atacak şekilde yürümek son derece önemlidir.

AMELİYAT SONRASI BESLENME PROGRAMI

  • Ameliyat sonrası katı yiyecekler mutlaka azaltılıyor.
  • İlk 1 yıl boyunca hastaya diyet uzmanı rehberliğinde 3 yada 4 aşamadan oluşan düşük karbonhidrat yüksek proteinli bir diyet uygulanıyor.
  • Ameliyat sonrası hastanın tüketeceği katı gıdaların hacmi kısıtlanıyor. Sıvı besinlerle başlanan programda yavaş yavaş katı gıdalara geçilmesi sağlanıyor. Kalorisi yüksek, yağlı vede kremalı içecekler önerilmiyor.
  • Şişmanlık ameliyatı olanlarda sıvı alımında kalori aşımı yapılırsa hastanın kilo vermesi duruyor hatta kilo alma riski bile doğuyor.

BUNLARA DİKKAT EDİLMELİ!

  • Ameliyattan sonra daha fazla öğün yapmalısınız.
  • Küçük porsiyonlar tercih etmelisiniz.
  • Yiyecekleri iyi çiğnemelisiniz..
  • Düzenli egzersiz ve spora devam etmelisiniz.
  • Yemeklerden 10-15 dakika önce ve 20-30 dakika sonra su ya da sıvı içecek tüketmemelisiniz..
  • Öğünlerde katı-sıvı yiyecek ve içecekleri bir arada tüketmemelisiniz.
  • Su içme miktarına çok dikkat edin. Bir günde yudum yudum, gerekirse pipet kullanarak 1 litre su için. Su miktarını zamanla 1.5 ile 2 litreye çıkarmalısınız.
  • Rutin kontrolleri atlamamalısınız.
  • Önerilen vitaminleri mutlaka kullanmalısınız.

Daha farklı bilgiler için;

http://metabolikcerrahileristanbul.com/obezite/

kaynak: posta.com.tr