Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Havale geçiren çocukta hangi belirtiler görülür?

Havale geçiren çocukta görülen belirtiler  nelerdir?

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Güneş, çocukların sık sık hastalandıkları bu dönemde anne babalara çok önemli bilgiler veriyor.

Kaç derecenin yüksek ateş sayılabileceği, belirtileri vede bu durumda neler yapılması gerektiğini anlatan Güneş, ebeveynlere öncelikle sakin kalmayı öneriyor.

çocuklarda havale

Çocukların hastalıklara karşı en savunmasız olduğu aylardayız. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Güneş, sık sık ateşlenen vede ateşli havale geçiren çocukların takibini yapma konusunda her anne-babanın bilmesi gereken ve merak edilen konuları anlattı.

Dr. Güneş, havale geçiren bir çocuktaki belirtiler hakkında şunları söyledi: “Gözlerini bir noktaya dikip sabit bakabilir. Dişlerde de kilitlenme olabilir. Ağzından köpük gelebilir ve bu esnada dışkısını ve idrarını kaçırabilir. Ya da aniden bütün vücudunu salma, sabit bir noktaya uzunca bir süre bakma şeklinde de görülebilmektedir.”

Dr. Rabia Güneş, çocuklarda immün sistem denilen bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediği için, bir takım hastalıklardan vede enfeksiyonlardan dolayı sık hastalandıklarını belirterek, “Çocuklarda genellikle 2 ile 3 yaş civarında bağışıklık sistemi dediğimiz immün sistem erişkin düzeyine ulaşmakta, tabi bazı çocuklarda bu daha ileri yaşlara da kayabilmektedir. Çocuklar hayatının bir evresinde bir takım enfeksiyonlar geçirerek, bir takım hastalıklara karşı kalıcı bağışıklık kazanmakta vede daha ileri ki yaşlarda daha az hastalanmaktadır” dedi.

YÜKSEK ATEŞ KAÇ DERECEDEN BAŞLIYOR?

Çocuklarda ateşin de birçok sebepten dolayı çıkabileceğini kaydeden Güneş, ancak en sık nedeni enfeksiyonlar olduğunu belirterek, “Enfeksiyonlar başta üst solunum yolu enfeksiyonları dediğimiz tonsillit, faranjit, kulak enfeksiyonları, sinüzit olmaktadır. Bağırsak enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, zatürre gibi birçok vede hatta daha da ciddi enfeksiyonlara kadar gidebilir.

Menenjit gibi beyin zar iltihabına kadar gidebilecek geniş bir yelpazedeki enfeksiyonlar çocuklarda ateş sebebi olabilir. Bunun dışında enfeksiyon dışı sebepler de çocuklarda ateş yapabilir.

Mesela çocukların çok sıkı giydirilmesi, ortam ısısının çok yüksek tutulması bunun dışında ishal, kusma gibi sıvı kayıpları veya yetersiz sıvı alımı gibi durumlarda, onun dışında bazı tiroid hastalıkları, hipertiroidi dediğimiz hastalıklarda bazı kollajen doku hastalıklarında vede onkolojik hastalıklarda da ateş yüksek olabiliyor.

Fakat çocuklarda en sık ateş nedeni enfeksiyonlardır erişkinlere göre. Çocuklarda ateş sınırlarını belirlerken, değerler ateşin ölçüldüğü yere değişir. Makattan ölçümde 36.4 ile 37.6 derece arası değerler normal sınır değerler olarak kabul edilir. Koltukaltı ölçümünde ise makat ölçümüne göre 1 derece daha düşük ölçüm yapılmalıdır. Dil altı ölçümünde de yine makat ölçümüne göre 0.5 derece daha düşük değerler elde edilir.

Koltukaltı ölçümde 37 derecenin üstü makattan ölçümde de 37.6 derecenin üstü ateş olarak değerlendirilmelidir. Çocuklarda koltukaltı ölçümde 37.5 ile 38 derece arası hafif ateş, 38 ile 38,5 derece arası orta ateş, 38.5 ile 39.5 arası yüksek ateş, 40 derece vede üstü ise çok yüksek ateş olarak değerlendirilir” ifadelerini kullandı.

ATEŞLİ HAVALE EN SIK HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLMEKTEDİR?

Dr. Güneş, ateşli havalenin çocukluk çağında herhangi bir ateşli hastalık sırasında görülen havale olduğunun altını çizerek, “Ateşli havale 6 ay ile 6 yaş arasında görülebilmektedir.

En sık görülme yaşı 2 ile 3 yaş arasıdır. Herhangi bir ateş yapan durumda da görülebilir bir durumdur. Ateşli havalede kalıtımın rolü çok büyüktür. Genellikle hastaların % 25’inde aile öyküsü mevcuttur. Ateşli havale genellikle kısa sürer vede kalıcı hasar bırakmaz.

Ateşli havale ile ateş bulgularını birçok anne baba karıştırabilmektedir. Çünkü bulgular biraz birbirine benzemektedir. Ateş sırasında çocuklarda ciddi,  sayıklama aniden halsizleşme, yoğun bir titreme, dudaklarda morarma, vücutta bir takım haritavari değişimler görülebiliyor ciltte. Aileler korkup bunu havale geçiriyor şeklinde de yorumlayabiliyorlar.

Fakat havale daha gürültülüdür ve daha korkutucudur. Genellikle aileler daha önce hiç böyle bir şey görmedik vede çok korktuk şeklinde acile başvururlar. Havale geçiren bir çocukta, havale şöyle olabilir; çocuk aniden bütün vücudunda kasılma şeklinde kasılabilir ve bu esnada gözlerini bir noktaya dikip sabit bakabilir ayrıca dişlerde kilitlenme olabilir.

Ağzından köpük gelebilir ve bu esnada dışkısını vede idrarını kaçırabilir. Ya da aniden bütün vücudunu salma, sabit bir noktaya uzunca bir süre bakma şeklinde de görülebilir ya da vücudunun bir kısmında atma şeklinde yani ağzında seğirme veya kolunda atma şeklinde de görülebilir. Bunlar aslında ateş bulgularından ayırt edilebilecek durumlarındandır” dedi.

YÜKSE ATEŞTE NE YAPMALIDIR?

Ateşli havalelerin çoğunluğu kısa süreli olduğunu vede çocukta kalıcı hasar bırakmadığını ancak bazı durumlarda kalıcı hasar oluşma ihtimalinin olduğunu bildiren Dr. Güneş, “Zaten bizde bu durumlarda detaylı bir inceleme yapıyoruz.

Mesela, ateşli havale uzun sürdüyse, 20 dakikanın üzerinde sürdüyse, 24 saat içinde birden fazla havale atağı geçirdiyse, çocukta havaleden sonra bir tarafında hareket bir tarafında güçsüzlük bulgusu varsa veya doktorun muayenesinde bir takım patolojik, nörolojik bulgular var ise kalıcı hasar oluşma ihtimali var fakat her zaman olur demiyoruz, o yüzden detaylı bir inceleme yapıyoruz.

Ateşli havale durumunda ilk dikkat edilmesi gereken nokta panik yapmamak olmalıdır. Çünkü panik zaman kaybettirecektir. Genellikle, ateşli havaleden korkmamak lazımdır. Kısa sürer vede kalıcı hasar genel olarak bırakmaz. Ateşli havalede ilk yapılacak şey, çocuğa pozisyon vermek, çocuğun dilinin vede ağzındaki sekresyonların solunum yoluna kaçmasını engellemek için yan pozisyona almak gerekiyor.

Bu esnada hızlıca bir şekilde kıyafetlerinin çıkarılması gerekmektedir. Eğer ki daha önce doktorunun önerdiği herhangi bir ateş düşürücü fitil varsa eş zamanlı olarak bunun da uygulanması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Bunun dışında ılık kompresler, ılık bir banyo yaptırmanın da gerekli olduğunun altını çizen Dr. Güneş, sözlerini şöyle tamamlıyor; “Bu esnada yapılan bir takım yanlış uygulamalar vardır. Bunları kesinlikle yapmamak gerekmektedir.

Bunların ilki çocuğun kilitlenmiş ağzını açmaya çalışmak, veya kasılmış olan uzuvlarını açmaya çalışmak, bunlar hem zaman kaybettirir, hem de yaralanmalara sebep olabilir.

Bunların hiçbir faydası olmayacaktır. Bunlardan kaçınmak gerekmektedir. Ayrıca bu esnada çocuğa ağızdan hiçbir şey vermemek özellikle gerekiyor. Bu uygulamalardan sonra acil olarak en yakın hastanenin acil bölümüne başvurmak lazımdır”. diye ifade etti.

Kaynak:sozcu.com