Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar için bilmeniz gerekenler

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilgili sorularımızı yanıtlayan Uzman Klinik Psikolog E. Efsun Tatar Tuna, anne ve babalara yol gösterici bilgiler verdi.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun erken dönemde fark edilmesi ve gerekli desteğin sağlanması, çocuğun yaşam kalitesini büyük ölçüde artırmaktadır. Sorunun, geç tanılanması ve gerekli müdahalelerin yapılmaması çocuklukta olduğu gibi ergenlikte ve yetişkinlikte de ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlandığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Tatar Tuna, “Erkek çocuklarda genellikle hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri ön planda iken, kız çocuklarda daha çok dikkat eksikliği belirgin olarak görülmektedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu her kültür ve toplumda görülen bir bozukluk olduğu unutulmamalıdır. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 5 ile 6 civarındadır” diye ifade etti.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (dürtüsellik) vede dikkat sorunları ile kendini gösteren bir psikiyatrik bozukluktur.
Zaman zaman her çocuk aşırı hareketli olabilmekte, dürtüsel davranabilmekte veya dikkat sorunları yaşayabilmektedir.

Tanı nasıl konulmaktadır?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konulabilmesi için belirtilerin 7 yaştan önce ortaya çıkmış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, süreklilik arz etmesi vede çocuğun yaşamını olumsuz etkileyecek boyutta olması gerekir.

Mesela, önceden böyle bir sorunu olmadığı halde, 10 yaşında birden aşırı hareketli olmaya başlayan bir çocuk, evde son derece dürtüsel davranırken okulda böyle bir sorun yaşamayan bir çocuk veya zaman zaman dikkat sorunları yaşayan bir çocuk için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı düşünülmez; başka sorunlar araştırılmalıdır.

Belirtileri nelerdir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun temel de 3 belirtisi vardır: Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik (hiperaktivite) vede dürtüselliktir. Bu sorunun daha iyi anlaşılabilmesi için, bu 3 bileşeni detaylı olarak ele almak uygun olur.

Dikkat eksikliği, kişinin dikkat süresinin ve yoğunluğunun, yaşına göre olması gerekenden daha az olmasıdır. Bireyin, dikkatini belirli bir noktaya odaklayamaması, dikkatinin içsel ve dışsal uyaranlar nedenlerle kolayca dağılması, kolay unutması, eşya kaybetmesi, dağınık olması gibi belirtilerle kendini gösterir.

Çocuğun, kimsenin fark etmediği ayrıntıları fark etmesi, ön planda olmayan şeylere dikkatini yöneltmesi gibi durumlar, dikkat eksikliğinin olmadığının kanıtı değildir. Çünkü dikkat eksikliğinde sorun hiçbir şeye dikkat edememek değil; belirli bir noktaya odaklanamıyor olmaktır. Kişi aynı anda çok fazla uyarana dikkat eder; böylelikle asıl odaklanması gereken uyarana gerektiği gibi odaklanamaz.

Dikkati aniden başka uyaranlara kayar ve çoğunlukla yaptığı işi yarım bırakma eğiliminde olurlar. Dikkat süresi ve yoğunluğu, dikkatini vermesi beklenen uyaranın türüne, bulunduğu ortama veya ilgi ve ihtiyaçlarına göre değişebilir. Mesela, bir çocuk ödev yaparken dikkati 10 dakikada dağılabilir; ancak oyun oynarken çok daha uzun süre dikkatini verebilir.

Veya gürültülü bir ortamda odaklanamayan bir çocuk, sessiz bir ortamda daha kolay konsantre olabiliyordur. Ayrıca dikkat süresi ve yoğunluğunun, çocuğun yaşına göre değişiklik göstereceğini de unutmamakta gerekir. 5 ile 6 yaş çocuğu için normal kabul edilen dikkat süresi yoğunluğu, 12 yaşındaki bir çocuk için dikkat eksikliğine işaret edebilir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından tanımlanan dikkat eksikliği ölçütleri ise şunlardır;

  1. Belirli bir işe veya oyuna dikkatini vermekte zorlanır.
  2. Dikkati kolayca dağılır.
  3. Başladığı işi bitiremez.
  4. Dikkatsizce hatalar yapar.
  5. Kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünür.
  6. Yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınır (ev ödevi, okul aktiviteleri gibi).
  7. Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanır.
  8. Günlük etkinliklerde unutkandır.
  9. Etkinlikler için gereken eşyaları kaybeder.

Bunlardan en az 6 tanesinin, en az 6 aydır, birden fazla ortamda görülüyor olması durumunda dikkat eksikliği olabileceği düşünülmelidir. Aşırı hareketlilik, bireyin, yaşına vede gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır. Kişinin uzun süre hareketsiz kalamaması, oturduğu yerde sürekli kıpırdanması, sıklıkla yerinden kalkıp gezinmek istemesi, çok konuşması gibi belirtilerle kendini göstermektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından belirlenen hiperaktivite ölçütleri ise şunlardır;

  1. Eli ayağı kıpır kıpırdır.
  2. Gereksiz yere sağa sola koşturur, eşyalara tırmanır.
  3. Oturduğu yerde duramaz.
  4. Sakince oynamakta zorlanır.
  5. Çok konuşur.
  6. Sürekli hareket eder ya da sanki motor takılmış gibidir.

Dürtüsellik, kişinin kendini kontrol etmede sorun ve zorluk yaşamasıdır. Bireyin aceleci olması, isteklerini erteleyememesi, sık sık söz kesmesi, düşündüğünü hemen yapması, aklına geleni o anda söylemesi, sırasını beklemekte güçlük çekmesi gibi belirtilerle kendini göstermektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından belirlenen dürtüsellik ölçütleri ise şunlardır;

  1. Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verir.
  2. Başkalarının sözünü keser veya oyunlarında araya girer.
  3. Sırasını beklemekte güçlük çeker.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedeni nedir?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile bağlantılı olduğu bilinen birtakım faktörler olmakla birlikte, henüz net olarak bilinen bir sebebi yoktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almış olan çocukların %30 ile 40’ının akrabalarında da aynı problem görülmektedir.

Bu da kalıtsal faktörlerin önemli olduğunu göstermektedir. Ancak kalıtsal etkenler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğun ortaya çıkışını tek başına açıklayamamaktadır.

Bazı etkenler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun ortaya çıkışını kolaylaştırdığı düşünülmektedir:

  • Gebelik sırasındaki faktörler
  • Kimyasal zehirler (örneğin kurşun, civa)
  • Annenin kötü beslenmesi
  • İlaç kötüye kullanımı
  • Alkol kötüye kullanımı
  • Doğum sırasındaki ve sonraki faktörler:
  • Zor doğum, doğum sırasında veya sonrasında beynin oksijensiz kalması
  • Demir eksikliği anemisi
  • Enfeksiyonlar
  • Kimyasal zehirler

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavisi nasıl oluyor?

Tedavi sürecinde en önemli nokta ise uzman, aile ve eğitimcilerin işbirliği içinde olmasıdır. Aksi takdirde süreç sekteye uğrayacak, sağlıklı sonuç alınamaya bilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda genellikle terapi vede medikal tedavi (ilaç tedavisi) bir arada yürütülmektedir.

Terapi sürecinde, çocukla dikkat geliştirme ve dürtüselliğini kontrol etme becerilerinin geliştirilmesine çalışılırken, aileye çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda eğitimler verilmektedir. Çocuğun öğretmenleri ile de bilgi alışverişinde bulunularak, onun için faydalı adımların atılması vede çocuğun eğitim süreci içerisinde de desteklenmesi sağlanmaktadır.

Ülkemizde birçok aile çocuklarının “ilaç bağımlısı olacağı”, “öylece oturup hareketsiz kalacağı” gibi endişelerle ilaç tedavisinden uzak durmakta vede istemeyerek de olsa çocuklarının tedavi sürecini baltalamaktadırlar. Oysa ki, doğru dozda başlanan doğru ilaç, çocukta bu tip etkiler yapmamaktadır. Bu noktada da ailelerin uzmanlara güvenmeleri ve uzmanlarla işbirliği yapmaları önemlidir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar için anne babalara öneli ipucları

  1. Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın, çocuğunuzun birtakım zorlukları olduğunun bilincinde olmalısınız.
  2. Kural ve programlarınızı oluştururken çocuğunuzun yaşını ve kişilik özelliklerini dikkate almalısınız.
  3. Çocuğunuza zaman zaman ceza verseniz bile, çocuğunuz onu her zaman sevdiğinizi ve her zaman seveceğinizi bilmelidir. Bu, onun kişilik gelişimi ve duygusal gelişimi açısından son derece önemli bir durumdur.
  4. Çocuğunuz için sizinle geçirdiği güzel zamanlar paha biçilmez olduğunu unutmayın. Onunla dersler ve zorunlu aktiviteler dışında da zaman geçirmelisiniz.
  5. Çocuğunuza karşı olan olumlu tavrınızı yalnızca sıkıntıları ile ilgilenirken değil, her zaman korumaya çalışmalısınız. Size ihtiyaç duyduğunda ulaşılabilir olmanız, çocuğun güven duygusunun yerleşmesi açısından önem taşıdığını da unutmamalısınız.
  6. Çocuğunuzla iletişim halindeyken göz teması kurun ve çocuğunuzun da bu teması kurmasını ve sürdürmesini sağlamalısınız. Böylece, çocuğunuz hem dinlendiğini vede değer gördüğünü anlayacak, hem de dikkatini tam olarak size yöneltmiş olacaktır.
  7. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılarken ve onunla zaman geçirirken, kendisinin de bir birey olduğunu ona hissettirmelisiniz.
  8. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuğu vede ailesini zorlayan bir durumdur. Ailenin sabırlı olması, tedavi sürecinde umutsuzluğa kapılmaması vede bu süreci her zaman desteklemesi gerekmektedir.
  9. Sadece olumsuz davranışlara odaklanmak yerine, olumlu davranışları pekiştirmek daha işlevsel olacaktır. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını ve elde ettiği başarıları (ne kadar küçük adımlar olursa olsun) pekiştirmelisiniz.
  10. Anne babalar çocuklarıyla genellikle fikir ve görüşlerini paylaşırlar; fakat duyguların da çocukla paylaşılması önemlidir. Çocuğunuz böylece hem kendi duygularını tanımayı vede ifade etmeyi öğrenecek, hem de empati becerisi geliştirecektir.
  11. Çocuğunuza ilişkin beklentinizin fazla yüksek olması, çocuğunuzun omzundaki yükü ağırlaştıracak vede başarılı olma olasılığını düşürecektir. Beklentinin çok fazla olması, kaygıyı artırmakta vede başarıyı olumsuz yönde etkilemektedir.
  12. Çocuğunuza güvenmeniz, onun da kendisine güvenmesinin ilk şartıdır. Çocuğunuza güvenin ve bunu ona mutlaka belli edin.
  13. Her çocuğun farklı özellikleri, ilgi alanları vede becerileri vardır. Çocuğunuzun olumlu yanlarını fark etmeniz ve çocuğunuzu desteklemeniz önemlidir.
  14. Çocuğunuza, onun olumsuz yanlarıyla ilgili isimler (tembel, şımarık vb) sakın takmayın. Çocuğunuzu bu şekilde etiketlemeniz onu olumsuz yönde etkileyecektir.
  15. Anne, baba olarak nihai amacınız çocuğunuzun sorunlarının çözüme kavuşturmak olmalıdır. Sorunlarla uğraşırken çocuğunuzla savaş halinde olmak, gereksiz yere inatlaşmak ve tartışmak, sorunların daha da büyümesine neden olacaktır.
  16. Çocuğunuz için en değerli armağan sizin sevginiz olduğunu unutmayın. Çocuğunuza olan sevginizi belli etmekten yada dile getirmekten kaçınmayın.
  17. 17. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda, sorun ne kadar erken fark edilip destek alınmaya başlanırsa, o kadar çok başarı sağlanacağını unutmamalısınız. Bu noktada ailelerin ve eğitimcilerinin bu çocukları iyi gözlemleyip doğru yönlendirmeleri önem taşımaktadır.

Kaynak:www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/esra-oz/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-olan-cocuklar-icin-17-ipucu-2017