Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Çocuklarda geç konuşmanın nedenleri

Çocukların geç konuşmasının bir çok nedeni vardır

Çocuğun ailesinden yeterli ilgi ve sevgiyi görmemesi, kaza veya buna benzer travmatik durumlar, çocuğu duygusal olarak etkiler ve konuşmayı geciktirebilir.

Annenin çocuğuna aşırı düşkünlüğüne bağlı olarak çocuk daha ihtiyacını söylemeye çalışırken ona söyleme fırsatı vermeden ihtiyacını gidermeye çalışması da önemli bir etmen olabiliyor. Anne çocuğa isteğini dile getirme fırsatını vermezse çocuk, sonraki zamanlarda söylemeye ihtiyaç duymayacak ve konuşma çalışması yapamayacaktır. Bu durumdaki çocuklar, 3 ile 4 yaşına geldiği halde konuşmayabiliyor.

Çocuklar, iyi konuşuncaya dek ihtiyaç ve isteklerini beden hareketleriyle yada farklı seslerle ifade eder. Mesela, oyuncağı istediğinde eliyle gösterip “ıh ıh” diyerek “bana ver” demek istemektedir. Konuşmanın oluşmaya başlamasından sonra bu şekildeki ifadelerle yetinilmemeli, hemen istediğini yapmamalı vede çocuk konuşmaya özendirilmelidir (“Ver de vereyim” gibi), bu yapılmadığında böyle ifadelerle anne babasının kendisini anladığını gören, işini yaptırmaya alışan çocuk, konuşmayı erteleyecektir.

Ayrıca çocuğun söyledikleriyle ilgilenilmemesi, bir şey söylediğinde duymamış gibi yapılması ve tepki verilmemesi ile onunla yeterince konuşulmaması, masal anlatılmaması, kitap okunmaması gibi hallerde çocuk dil gelişimi bakımından yaşıtlarından geri kalmaktadır. Çocuğun hazır olmadığı, istemediği anlarda konuşması için zorlanması da konuşmaya karşı direnç göstermesine yol açabiliyor.

Bunun yanında çocuğun yetiştiği ortamda dilin sürekli tartışma aracı olarak kullanılması da konuşmayı geciktiren bir faktör oluyor. Çocuk buna bağlı olarak konuşmaya karşı olumsuz bir tutum içine girebiliyor ve konuşma isteğinde bulunmayabiliyor.

Bunun için anne babaların, çocuklarının konuşma çabalarını desteklemesi, bir şeyler söylediğinde onu pekiştirmesi oldukça önemlidir. Bundan sonra çocuğun isteğini ifade etmesine fırsat verilmelidir. Çocukla bol bol konuşmalı, ona masal anlatılıp ninniler, şarkılar söylenmeli ve kitap okunmalıdır. Yalnızca sözel tepkilerle yetinilmemeli, beden dili vede davranışlarla da iyi iletişim içinde olmaya özen gösterilmelidir. Bu ona güven verir, kendine güveni artınca konuşmak için daha çok çabalayacaktır.

Bilişsel Gelişim ve Öğrenme

Bilişsel faaliyetler bu dönemde gelişme göstermektedir. 12 ile 18. aylar arasında bebek, deneme yanılma tekniğini kullanarak kendini çözüme götürecek yeni yollar keşfeder ve keşfinin sonucunu görmek ister. Mesela, oyuncağını yere, yastığın ve halının üzerine attığında farklı sesler çıktığını (yastıktan daha az ses çıktığını) fark eder. Bunun sonucunda da oyuncağını nereye atacağına karar verir. Bu dönemde bebeğin çeşitli özelliklere sahip malzemelerle denemeler yapması algısal gelişimin yanı sıra bilişsel gelişim üzerinde de olumlu etki yapacaktır.

18. ay dolaylarında nesnenin sürekliliği kavramı iyice yerleşirken bu aydan sonra anlama ve kavrama becerileri ile amaç sonuç bağlantısı gelişiyor. Bunun sonucunda eylemlerini daha anlamlı ve amaca yönelik olarak gerçekleştiren bebek, düşen oyuncağını ararken doğru yöne bakar, onu almak için amaçlı olarak hareket edecektir. Önündeki nesneleri yerinden oynatır, ona ulaşmaya çalışır ve ulaşır. Bu ise, ilk zekâ belirtisidir. Ancak bebek, nesneleri son kaybolduğu yerde değil ilk denemede bulduğu yerde arar. Çözüme ulaşma gayreti bundan sonra ilerleme kat eder.

Duyusal motor dönemin son aşamasında bebek, bir şeyler öğrenmenin vede keşfetmenin yanında zihinsel koordinasyonlar kullanmaya, problemlere bu yolla çözümler aramaya, yeni araçlar icat etmeye başlar. Bilişsel özelliklerini semboller aracılığıyla dış dünyaya sunar.

2 yaşından sonra bilişsel gelişimin bir sonraki aşaması olan işlem öncesi dönem başlar. Çocuk artık nesneleri vede sembollerini aklında tutmaya, bir sembolle bu sembolün temsil ettiği şey arasında ilişki kurmaya başlar. Daha bilinçli davranır, yeni etkinlikler dener, başarılı olamadığı zaman önceden ustalaştığı benzer bir davranışı tekrarlayarak sonuca ulaşmaya çalışır.

Eskiden olduğu gibi deneme yanılma ile yetinmez, seçenekleri değerlendirerek, saptayarak, ilişki kurarak vede tasarlayarak hareket eder ve çözüm arar. Doğrudan algı alanında olmayan ancak daha önce izleyip hatırladığı bir davranışı yada olayı taklit yoluyla ortaya koyabilir.

Kendisinden istenen bazı şeyleri yerine getirebilir, mesela, oyuncaklarını yerine götürür. Bunlar, kavrama ve dil gelişimindeki ilerlemeyi gösterirken onun aktif olarak düşünebildiğine vede çeşitli sonuçlara ulaşmak için fikirler, planlar geliştirebildiğine de işaret eder. 3 yaşına doğru ilgi alanında dikkatini toplama vede hatırlama süresi yaklaşık 15 dakika dolayına ulaşır.

Ancak çocuk bu dönemde dış dünyayı kendi benmerkezci bakış açısıyla algılar vede değerlendirir, başka açılardan değerlendiremez. Her şeye canlıymış gibi davranır vede onlarla konuşur. Anne vede babasından öğrendiği cümleleri oyuncaklarıyla paylaşır. Kendisine söylenmiş “kırma, yemek ye, sessiz konuş, üzülme vb.” kelimeleri oyuncaklarına ya da birlikte oyun oynadığı çocuk veya kişilere söyler.

Ayrıca inceleyebilirsiniz…. Çocuktur zamanla konuşur demeyin!