Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Çocuğum Konuşmuyor!

Gecikmiş konuşma, çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması olarak tanımlanır

Bir çocuk yaşıyla uyumlu beklenen konuşmayı sağlayamıyorsa bu, bir “konuşma bozukluğu” olabilir yada “gelişimsel dil gecikmesi” olabilir. Herhangi bir organa bağlı olarak konuşmada bozukluk olmasına da “organik konuşma bozukluğu”, herhangi bir organda bozukluk olmadan ortaya çıkan duruma “işlevsel konuşma bozukluğu” denir.

Bir çocukta konuşmanın olabilmesi için dil (lisan) becerisi gelişmiş, ses üretimi yapılabiliyor olmalı vede konuşma işlevini yerine getirecek organlarda bozukluk olmamalıdır. Bu durumda zekâ, işitme, görme, ağız boşluğu, üst hava yolları, akciğerler ve bunları besleyen sinir sistemi ve kas sisteminin doğal olması gerekmektedir. Bu sebeple gecikmiş konuşması olan bir çocukta konuşma bozukluğu varlığının belirlenmesi için göz, kulak burun boğaz, beyin, sinir sistemi ve kas-iskelet sistemi problemleri araştırılmalıdır.

Konuşmada gecikmenin en önemli nedenlerinden biri de işitme azlığıdır. İşitme azlığı, doğumsal olabileceği gibi sonradan da olabiliyor. Çocuğun yüksek sesleri duyması, bazı sesleri (sadece pes sesler, sadece tiz sesler) duyması, o çocukta işitme kaybı olmadığını göstermez fakat konuşmanın başlamamasına neden olabilir.

Bu sebeple konuşmasında gecikmeden şüphelendiğimiz çocukta detaylı bir işitme değerlendirmesi yapmak esastır. Sonradan olma işitme kaybının en sık sebebi, sık üst solunum yolu geçiren çocuklarda orta kulak havalanmasının bozulmasıyla ortaya çıkan durumlardır. Bunun yanında fark edilmeyen bir (submukozal) damak yarığı, dil bağı varlığı gibi ağız içi problemleri de geç konuşma yada konuşma bozukluğu yapabilir.

KBB, çocuk nörolojisi ve çocuk psikiyatrisi, bu çocuklardaki patolojiyi ortaya koymak için birlikte çalışırlar. Organik bozuklukların olmadığı saptanan çocukta problem işlevseldir. Sorun işlevsel konuşma bozukluğu olabilir yada gelişimsel dil gecikmesi olabilir. Bu durumda da en çok psikiyatrik rahatsızlıklar araştırılması gerekir.

Alıcı dili gelişen ancak ifade edici dili henüz oluşmamış 18 ile 20 aylık çocuklarda gelişimsel dil gecikmesi olabilir. Hiçbir organik rahatsızlığı olmayan, ailede geç konuşma öyküsü olan yakını bulunan çocuk “bekle ve gör” yöntemi ile takip edilebilir. Erkek çocukların kız çocuklarına göre gelişimsel dil gecikmesine daha yatkın olduğu biliniyor. Bu süreç içerisinde çocuğun dil eğitimine katkıda bulunmaları için anne ve babalara eğitim önerilir. Çocuklarla yeterli ve etkin iletişim kurulmalı, özellikle konuşmaları için fırsat verilmelidir.

Gecikmiş konuşmadan şüphelenilecek durumlar;

Her bebek 3 ile 6 aylık oluncaya kadar anlamsız sesler çıkarabilir ve bu, o çocukta işitme kaybı olmadığını göstermez. Sağlıklı doğan her bebekte mutlaka işitme taraması yapılması gerekmektedir.

6 ile 12 aylık bebek “ba ba ba”, “ma ma ma” gibi anlamlı sesler çıkarmaya başlamalıdır.

12 aylık bebek “evet”, “hayır” gibi komutları anlamalı, ismiyle çağırıldığında bakmalıdır.

12 ile 16 ay arasında “dede”, “baba” gibi anlamlı 1 ile 2 kelimesi olmalıdır.

24. ay tamamlandığında 5 ile10 kelimeli bir kelime dağarcığı gelişmiş olmalıdır.

24 ile 36 ay arasında “Bu ne?”, “Top nerede?”, “Ben kimim?” gibi soruları anlıyor ve anlamlı cevap veriyor olmalıdır.

24 ile 36 ay arasında 2 yada 3 kelimeli cümleler kurabiliyor olmalıdır.

36. aydan sonra kullandığı kelimeler yabancılar tarafından anlaşılıyor olmalıdır.

4 ile 5 yaşında basit bir olayı anlatabiliyor olmalıdır.

7 yaşında karmaşık bir olayı anlatabiliyor olması gerekir.

Ayraca inceleye bilirsiniz..

Çocuklarda geç konuşmanın nedenleri

Çocuktur zamanla konuşur demeyin!

Kaynak:DOÇ. DR. YEZDAN FIRAT – Kulak Burun Boğaz Uzmanı Memorial Ataşehir Hastanesi