Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Çocuğum Doğru Konuşamıyor

Konuşma sesi Bozukluğu

Fonolojik Bozukluklar

Fonolojik bozukluğun temel özelliği kişinin yaşına, lehçesine vede gelişim dönemine uygun olarak konuşmasında beklenen düzgünlüğün ve ses uyumunun olmamasıdır. Bu çocuklar çıkartmaları beklenen konuşma seslerini çıkartamazlar. Sesin uyumsuz çıkması vede kullanımı, yanlış vurgulama ve seçmeler ya da düzenlemelerdeki bozukluklar şeklinde olabilir. (mesela, “k” sesi yerine “t” sesinin kullanılması).

Sondaki sessiz harflerin söylenmemesi gibi bazı atlamalar yapılabilir. Konuşma sesleri çıkarma ile ilgili zorluklar okul başarısını, mesleki başarıyı veya toplumsal iletişimi engeller. Söylenmesinde en sık yanlış yapılan sesler “ı, r, s, z, t, ç” gibi yaşla düzelmesi beklenen seslerdir.

Ancak daha küçük yaşta veya daha ağır derecede etkilenenler de erken dönemde öğrenilmesi gereken ünlü ve ünsüzlerde de yanlışlıklar yapılabilir. Islığa benzer seslerin söylem bozukluğu ile kendini gösteren peltek konuşma özellikle sıktır.

Fonolojik bozukluk aynı zamanda heceler vede sözcükler içindeki seslerin sıralanma ve seçilme hatalarını da içerir. Bozukluğa işitme bozukluğu, ağız, dil, dudak vede damak yapısındaki bozukluklar, nörolojik durumlar, bilişsel sınırlılıklar veya psikolojik sorunlar eşlik edebilir.

Okul öncesi dönemde nedeni bilinmeyen fonolojik bozuklukların oranı %2.5’tir. Erkeklerde kızlara göre daha sık görülür. Bozukluğun görülme sıklığı vede şiddeti yaşa bağlı olarak da farklılık göstermektedir. Genellikle 4 yaşlarında belirginleşir.

Okul öncesi dönemde sıklığı %3 ile 5 iken okul çağı çocuklarında %2 oranındadır. 6 ile 7 yaşındakilerin yaklaşık %2 ile 3’ünde orta dereceden ağır dereceye kadar olan fonolojik bozukluk vardır, oysa hafif derecedeki sıklık daha yüksektir. 17 yaşından sonra ise bu oran %0.5’e düşer.

Ağır dereceli fonolojik bozuklukta çocuğun konuşması aile bireyleri tarafından bile anlaşılamayabilir. Bozukluğun daha hafif dereceleri ise okul öncesi veya okul ortamına kadar tanınmayabilir ancak aile dışındakiler tarafından anlaşılabilir. Nedenin bilinmediği hafif derecelerde kendiliğinden iyileşmelere sık rastlanır.

İletişimsel becerilerin gelişimi değerlendirilirken kişinin içinde bulunduğu kültür vede dil yapısı özellikle iki dilin geçerli olduğu ortamlarda büyüyenlerde dikkate alınmalıdır. Mental retardasyon (MR), işitme bozukluğu veya başka bir duyusal bozukluk, konuşma ile ilgili motor bir bozukluk vede ağır çevre yoksunluğu konuşma bozuklukları ile birlikte görülebilir.

Bu sorunların varlığı zeka testi, odyometrik test, nörolojik testler vede klinik muayene ile belirlenebilir. Böylesi durumlarda fonolojik bozukluk tanısının eklenmesi için konuşmadaki zorluğun bu sorunlara eşlik edenden daha fazla olması beklenir.

Konuşma ritmi veya sesle sınırlı sorunların kekemelik olarak ele alınması gerekir. Konuşma bozuklukları çevresel uyarı yoksunluğuna bağlı ise çevresel sorunun düzeltilmesi çocuğun konuşmasında hızlı bir düzelmeyi de sağlayabilir.

Fonolojik bozuklukta görülen hatalar da artikülasyon bozuklukları gibi anlaşılırlığı etkiler. Fakat fonolojik bozuklukta hata örüntüleri daha karmaşık yapıdadır. Mutlaka uzman dil ve konuşma terapisti tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. Bu hata örüntülerinden bazıları ise;

  • önleştirme, (kedi yerine tedi)
  • artlaştırma, (taş yerine kaş)
  • seslerin yer değiştirmesi, (askı yerine aksı)
  • hece/ses yitimi,(dondurma yerine doduma)
  • benzeşim işlemleri, (portakal yerine popapay)
  • duraklaştırma, (gar yerine kar)
  • akıcıların değiştirilmesi (salı yerine sayı) gibi

çok sayıda hata örüntüsü beraber veya tek başına bulunabilir. Buradaki hata örüntülerini detaylandırırsak;

Hece/ses yitimi vurgulu ya da vurgusuz bir sözcüğü oluşturan hecelerden birinin söylenmemesi, silinmesidir.

  • /telefon/    yerine          /tefon/          

Seslerin yer değiştirmesi: Sözcüğü oluşturan ünsüzlerin (ya da hecelerin) birbiri ile yer değiştirmesidir.

  • /şemsiye/     yerine      /şesmiye/    
  • /reçel/          yerine     /leçer/

Dil ve konuşma terapisti çocuğun yaptığı hata örüntüsünü değerlendirir vede buna göre bir terapi planı hazırlar. Terapi programının sürdürülmesi ve ailenin terapistle işbirliği içinde olmasıyla çocuk daha kolay, hızlı biçimde doğru üretimi yapabilecektir.

Fonolojik Bozukluklara Neden Müdahale Edilmesi Gereklidir?

Fonolojik (sesbilgisel) bozukluğa sahip çocuklarda konuşma anlaşılırlığı düşük olduğu için bu çocuklar okul öncesi dönemde akranlarıyla iletişim problemleri yaşamakta, ilköğretimin ilk yıllarında ise akademik olarak oldukça zorlanırlar.

Bu durumda, fonolojik bozukluğu olan çocukların erken tespit edilmesi vede kısa sürede rehabilite olmaları önem taşır. Erken tanı vede terapiyi önemli kılan bir diğer nokta ise, çocuğun dili edindiği kritik dönemde bu bozukluğun üstesinden gelmesinin daha kısa sürmesiyle dilin diğer bileşenlerinin bu bozukluktan etkilenmesini önlemektir.

Konuşma anlaşılırlığının düşük olduğu fark edildiğinde mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirme yapılmalıdır, terapistin belirlediği sıklıkta terapi sürecine geçilmelidir.

      Faydalı Olabilecek Yayınlar

      Kaynaklar

  • Ege, P., 2010, Türkçe’deki Ünsüzlerin Edinimi: Bir Norm Çalışması, 25(65), s.16-34, Türk Psikoloji Dergisi.
  • Topbaş, S.(ed.), 2005, Dil ve Kavram Gelişimi, Kök Yayıncılık
  • www.asha.org