Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Üstün Yetenekli Çocuklarda Dil ve Konuşma Gecikmesi

Bu sadece yaşayabileceğiniz zorluklardan bir tanesi. İnternette bulunun bir çok Türkçe sitede üstün yetenekli çocukların özelliklerinden biri olarak erken konuşma gösteriliyor. Oysa çeşitli dillerdeki birçok bilimsel kaynak, üstün yetenekli çocuklarda konuşma gecikmesinin görülebileceğini de açıklıyor.

National Association for Gifted Children’ın yaptığı bir araştırma da, konuşma gecikmesi yaşayan çocukların %15’inin üstün yetenekli olduğu ortaya konulmuş. Eş zamansız gelişim, bazı üstün yetenekli çocuklarda 3,5 yaşa kadar, hatta bazen 6 yaşına kadar konuşmanın başlamasının gecikmesinin bir nedeni olarak gösteriliyor. Buna popüler kültürde Einstein Sendromu da denilmektedir.

Thomas Sowell’in The Einstein Syndrome: Bright Children who Talk Late adlı kitabından öğreniyoruz ki, tek geç konuşan üstün yetenekli ünlü Albert Einstein da değil. Hidrojen bombasının babası olarak ünlenen fizik dâhisi Edward Teller da geç zaten konuşmuş, Nobel ödüllü fizikçi Richard Feyman da geç konuşanlardan. Richard Feyman 2 yaşına kadar tek kelime etmeyince annesi oldukça endişelenmiş.

Sonra Feyman konuşmaya başlamış vede bir anda hiç susmaz olmuş. Edward Teller ise anlaşılır ilk sözcüğünü 3 yaşında söylemiş. Dedesi bile onun zeka geriliği yaşadığını düşünüyormuş. Amerikan Matematik Derneği’nin ilk kadın başkanı olan ünlü matematikçi Julia Robinson’ın ise çocukken ne söylediğini kimse anlamazmış, bu sebeple ablası onun söylediklerini başkalarına tercüme edermiş.

Üstün yetenekli çocukların konuşma vede dil yeteneklerindeki gecikmelerle ilgili birçok popüler kitap var. Konuşma Dili ve Patolojisi alanında genel olarak üstün yetenekli çocukların konuşma vede dil yeteneklerini ele alan mütevazı bir tez hazırlayan (25 üstün yetenekli çocuk ebeveyni ile görüşerek çalışmasını tamamlamış.)

Amanda Brewer, konu hakkında çok net bilgiler ortaya koymuş. Amanda Brewer, hazırladığı “Exploring speech and language skills in gifted children: A parent perspective” (2016) başlıklı çalışmada,  “Konuşma vede dil gecikmeleri yaşayan üstün yetenekli çocuklarla ilgili pek az araştırma yapılmıştır, yapılan birkaç araştırma da çarpıcı gecikmeler yaşayan çocukların vaka incelemeleridir.

Konuşma yada dil gecikmesi yaşayan üstün yetenekli çocukların çoğu gerçekte uzun yıllar tamamen dilsiz kalmamıştır, sadece orta veya hafif gecikmeler yaşamışlardır”, demektedir. Brewer’ın çalışması aşağıdaki alıntıları da içermektedir;

“Üstün yetenekli çocukların büyük bir kısmının gelişim süreçlerinin ilk yıllarında gelişmiş konuşma vede dil yetenekleri göstermesine rağmen, dil yeteneklerinin gecikmiş veya düzensiz gelişimi mümkündür. Dil ve konuşma gecikmesi yaşayan çocukların içinden de üstün yetenekliler çıkabilir.

Fakat, üstün yetenekli çocuklar yüksek bilişsel yetenek düzeyleriyle tanımlandıkları için, üstün yetenekli bir çocuğun alıcı dil bozukluğu yaşaması mümkün değildir. Yani çocuk dili anlamakta veya kavramakta zorluk çekmez. Sonuç olarakta, eğer üstün yetenekli bir çocuk konuşma veya dil gecikmesi yaşıyorsa, büyük olasılıkla, konuşma ve yazmadaki sorunlar da dahil, ifade edici dilde gecikmeler vardır.”

“… Üstün yetenekli bir çocuğun karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, kendisini üstün yetenekli kategorisine sokan vede yüksek zeka içeren düşüncelerini nasıl ifade edeceğini öğrenmektir. Tipik çocuk gelişiminde, alıcı dil yetenekleri ifade edici dil yeteneklerini geçmektedir.

Fakat, yüksek zeka ve anlayışa sahip üstün yetenekli çocuklarda alıcı ve ifade edici yetenekler arasındaki fark, normal yaşıtlarınınkinden kat kat fazla olabilir. The National Association of Gifted Children, üstün yetenekli çocuklarda görülen alıcı vede ifade edici dil arasındaki büyük farkı şöyle açıklar: “Bu çocuklar 2 veya 3 yaşın sınırları içinde, son derece zekice düşünce ve gözlemleri ifade etmeye çalışmanın büyük baskısını yaşamaktadır”.

Bu yaş sınırlaması elbette gecikme ile aynı şey değildir ama kendini tam ifade edememek, bu hayal kırıklığıyla baş etme yöntemi arayan üstün yetenekli çocukların kendilerini dille ifade etmekten kaçınmasına yol açabilmektedir. Üstün yetenekli çocukların ifade edici dil yeteneklerinde belirgin gecikme yaşaması durumunu The National Association of Gifted Children şöyle açıklıyor: “Bu çocuklar dili mükemmel biçimde anlamaktadırlar fakat dili kullanarak kendilerini ifade etmekte zorlanırlar”.

Sonuç olarak, her erken konuşan çocuğun üstün yetenekli olmadığı gibi, her üstün yetenekli çocuk da erken konuşacak değildir. Üstün yetenekli çocuklarda yüksek bilişsel düzey sayesinde alıcı dil yetenekleri hızlı gelişir fakat ifade edici dil yetenekleri eş zamansız gelişim, kendini ifade etmekte zorlanma, kendini ifade etmekten kaçınma ve bunun gibi çeşitli nedenler yüzünden gecikmiş olabilmektedir.

ustunvezor.blogspot.com