Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Covid-19 virüse karşı kalp damar hastaları dikkat!

Kalp ve damar hastaları koronavirüs pandemisinde oldukça risk altındalar. Peki! kalp ve damar hastalığı olan kişiler Covid-19 hastalığından nasıl korunacaklar ve nelere dikkat edecekelr? İşte! önemli bilgiler…

Kalp damar hastaları koronavirüsten nasıl korunmaları gerekir?

Dünya Sağlık Örgütü, 11 Mart 2020 tarihinde Coronavirüs salgınını pandemi ilan etti. Özellikle kalp damar hastalığı olanlar yada kalp ve damar sağlığını etkiyebilecek hipertansiyon, ileri yaş, diyabet ve sigara kullanımı gibi risk faktörü olan kişiler için Covid-19 hastalığı daha hassas ve önemli bir konu. Bunun 3 temel sebebi mevcut:

1. Öncelikle coronavirüs enfeksiyonu bu kişilerde daha sık görülür. Çin’de yapılan bir çalışmada koronavirüs tanı konmuş hastaların % 20’sinde hipertansiyon, diyabet veya bilinen bir kalp damar sorunu tespit edilmiş.

2. Diğer önemli noktaysa, bu kişiler koronavirüs enfeksiyonunu daha ağır geçirmesi. Hastalığı ağır geçiren kişilerin % 70’inde kalp damar hastalığı veya kalp damar hastalığı açısından bir risk faktörü mevcut. Mesela, İtalya’da 80 yaş üzeri hastaların % 20’si kaybedildi. Bu oran 60 yaş üzeri olan hastalarda ise % 6.

3. Bir diğer konuysa, koronavirüs enfeksiyonunun kalbi de etkileyebilmesi. Bu hastalık sadece akciğerleri tutmuyor. Kalp hasarı yada aritmi dediğimiz nabız düzensizliklerine de neden olabiliyor. Kalbin etkilendiği durumlar daha ağır seyredebiliyor.

Koronavirüs pandemisinde kalp damar hastaları nelere dikkat etmesi gerekir?

  • Öncelikle sosyal izolasyona en fazla kalp damar hastaları uymalıdır. Özellikle 60 yaş üstü hastalarımız çok yüksek risk altındalar. Bu dönemde sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bireylerle bile taşıyıcı olma ihtimallerini göz önünde tutarak teması azaltmalıyız. Kişisel hijyene çok dikkat etmemiz gerekmektedir.
  • Bu dönemde daha önceden operasyon yada tedavi planlaması yapılmış olan bazı hastalarımız da var. Kalp ve damar hastalığı sebebiyle şuan için bir operasyon planlaması yapılmış olan hastaların işlemlerinin acil bir durum yok ise ertelenmesi daha uygundur. Erteleme kararı sizi takip eden hekiminiz uygun görürse verilebilir. Bu konuda özellikle de ciddi şikayeti olmayan kalp kapak hastalarında erteleme mümkün olabiliyor. Koroner by pass yada stent planlanacak hastaların hiçbir şikayeti yok ise konu sıklıkla ertelenebilir. Ancak bu tarz hastalarda bazen şikayetler ileri veya damar tıkanıklıkları yaygın olabiliyor. Bu sebeple erteleme bazı hastalarda mümkün olmayabilir.
  • Bir diğer konu; kalp ve damar hastalarının rutin muayene ve kontrolleridir. Acil bir durumunuz yok ise hekiminiz ile görüşerek kontrolünüzü ertelemeniz mümkündür. İlaç ve reçete temini konusunda Sağlık Bakanlığı bazı kolaylıklar uygulamaktadır.
  • Daha önceden kalp yada damar ameliyatı olmuş hastalar için bazı riskler söz konusu olabilir. Fakat her kalp ameliyatı olmuş kişi yüksek risk altındadır diye yaklaşmak uygun değildir. Öncelikle kalp ameliyatı geçirmiş kişilerde kronik kalp yada akciğer fonksiyon bozukluğu mevcut ise bu enfeksiyonun ağır geçirilmesi açısından bir risk teşkil edebilir. Daha dikkatli olunmasında fayda vardır. Bir diğer risk grubu kalpte protez takılmış hastalardır. Örneğin; kalp kapak değişimi yapılmış olan kişiler. Bu hastaların genel olarak enfeksiyona hassasiyetleri biraz daha yüksek olabilir yada enfeksiyon sonucu oluşabilecek tablolar biraz daha ağır geçebilir.
  • Bazı hipertansiyon ilaçlarının kullanımı ile koronavirüs bulaşma riski arasında bazı spekülasyonlar mevcuttu. Fakat bunlar bilimsel verilerle reddedildi. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin en son yayınladığı güncelleme ile hipertansiyon hastalarının kullandıkları ilaçlara aynen devam etmeleri önerildi.
  • Bir diğer önemli konuysa, egzersiz. Kalp damar hastalarına yada risk grubundaki kişilere düzenli yapılmasını önerdiğimiz bazı egzersizler mevcut. Özellikle ev izolasyonu altında iken hareketsiz kalmak olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Sosyal izolasyon altında kalp damar sağlığı açısından riskli olan hastalar egzersiz programları uygulayabilir. Bunun için de sosyal medyada bazı grup egzersiz programlarını takip edebilirsiniz. Kullandığınız egzersiz aletlerini her seferinde yüzey dezenfektanları ile temizlemenizde de fayda var, çalıştığınız odayı düzenli havalandırmalısınız. Fakat egzersiz konusunda dikkat edilmesi gereken çok önemli bazı noktalar mevcut…

Egzersiz ile ilgili bazı kurallar

1. Egzersiz programınızı hastalık ve risk durumunuza göre planlamanız gerekmektedir. Hasta değilseniz ve daha önceden düzenli egzersiz yapan bir kişi iseniz bu dönemde sadece kuvvet koruyucu egzersizler yapın, geliştirici egzersizler bu dönemde uygun değildir. Bu haftada 3 kez, günde 20 ile 45 dakikalık bir program şeklinde olabilir. Haftada 5 günden fazlası uygun olmaz.

2. Daha önceden spor yapmayan birisiyseniz bu dönem egzersize başlamak adına bir fırsat olabilir, ancak haftada 3 gün ve sadece hafif-orta yoğunluklu hareketler yapmalısınız. Aşırı yorucu geliştirici egzersizler solunum yollarında bazı koruyucu antikor salgılamasını azaltabileceği için bağışıklık sistemi açısından bu dönemde uygun olmayacaktır. Aşırı yorucu bir dönem sonrası egzersiz yapmak da uygun değil, enfeksiyon riskinizi artırabilirsiniz.

3. Hastaysanız, ateş yüksekliğiniz varsa kesinlikle egzersiz yapmayın. Dinlenmeniz daha uygun olacaktır. Hafif üst solunum yolu rahatsızlığınız var ise (örneğin kırgınlık yada burunda dolgunluk) haftada 3 kez, günde 20 ile 30 dk hafif egzersiz yapabilirsiniz. Ateşiniz olmasa bile alt solunum yolu enfeksiyonu bulgularınız (nefes darlığı, balgamlı öksürük) varsa, egzersiz yapmayın, dinlenmeniz daha uygun.

4. Bazı ağır durumlarda egzersiz programı öneremediğimiz kalp hastalarımız da olabilmektedir. Bu açıdan doktorunuza danışmanız faydalı olacaktır.

Tüm bunlara dikkat etmenin yanında kalp hastalarımız için çok önemli diğer konuysa, sağlıklı beslenme ve kaliteli uyku. Bu ikisi sağlam bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmaz. Koronavirüs pandemisi döneminde sağlam bir bağışıklık sistemine de her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Kaynak:acıbadem.com