Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

Bebeklerde mikrosefali sebepleri ve tedavisi

Bebeğin kafasının akranlarından çok daha küçük olması durumunda Mikrosefali’den şüphelenmek mümkün olacaktır. Hafif yada orta şiddette gelişebilen Mikrosefali, birçok sorunla ilişkili bir rahatsızlık olarak titiz takip gerektirir.

Mikrosefali, bebeğin aynı yaş ve cinsiyetteki bebeklere oranla kafasının çok daha küçük olduğu bir doğum kusuru olduğunu bilmemiz gerekir. Bebeğin anne karnında gelişimini takip ederken ortaya çıkabildiği gibi, doğum sonrası da fark edilebilen mikrosefali birincil ve ikincil olarak ikiye guruba ayrılmaktadır.

Birincil mikrosefali, kafa çevresinin ilk 7 ay zarfında da yeterli gelişmediği durumdur.

İkincil mikrosefali, hamileliğin son 2 ayında yada doğum sürecinde oluşan bir hasar nedeniyle meydana gelmektedir.

Mikrosefali neden oluşur?

  • Genetik hastalıklar,
  • Gebelik süresince toksik madde kullanımı,
  • Gebelik süresince yetersiz beslenme,
  • Gebelik süresince folat eksikliği,
  • Gebelikte geçirilen enfeksiyonlar,
  • Doğum sırasında menenjit, ensefalit gibi enfeksiyonlar,
  • Kafa kemiklerinin erken kapanması,
  • Doğum sırası travmaları.

Bebeğin beyninin hamilelik sırasında düzgün gelişmediği yada doğumdan sonra büyümeyi bıraktığı için daha küçük bir kafa boyutuna neden olan Mikrosefali izole edilmiş bir durum olabilir, yani başka büyük doğum kusurları olmadan ortaya çıkabilir ya da diğer büyük doğum kusurları ile kombinasyon halinde ortaya çıkabilir.

Şiddetli mikrosefali, bebeğin kafasının beklenenden aşırı küçük olduğu ve beynin çok daha az geliştiği duruma denir. Genellikle gebelik esnasında beyin gelişmemiştir veya hamileliğin bir noktasında hasar almıştır.

Mikrosefali belirtileri ve tedavileri yöntemleri nelerdir?

Mikrosefali olan bebekler, mikrosefali şiddetine bağlı olarak bir dizi başka problem yaşayabiliyorlar. Genel olarak mikrosefali aşağıdaki sorunlarla ilişkilendirilmiştir;

• Nöbetler,

• Motor kabiliyetlerin gelişmemesi,

• Zihinsel yetersizlik,

• Hareket ve denge sorunları,

• Yutma güçlüğü gibi beslenme sorunları,

• İşitme ve görme sorunları.

Bu problemler hafif veya şiddetli olabilir ancak genellikle ömür boyu devam eder. Şiddetli mikrosefali olarak görülen bebekler diğerlerine nazaran bu problemlerden çok daha fazla etkilenirler ve şiddetli mikrosefali hayati bir tehdit unsuru olabilmektedir. Ortalama 5000 bebekten birinde görülen bu anomalinin, doğum ertesinde ne gibi problemler yaratacağını tahmin etmek güç olduğundan, düzenli kontroller yoluyla devamlı takip edilmesi ve bebeklerin gelişimlerinin takip edilmesi de çok önemlidir.

Laboratuvar incelemelerinin yanı sıra fizik muayene bulguları da oldukça önem taşımaktadır. Fakat kromozomal bozukluk şüphesi veya çocukta anormal yüz şekli, kısa boy veya ek doğumsal anomaliler mevcut ise mutlaka kromozom testi yapılmalıdır. Mikosefalinin tedavisi bulunmamakla birlikte fizyoterapist ile birlikte uygulanan rehabiliasyonlarda çocukların daha fonksiyonel olmaları sağlanılır. Bu rehabilitasyon tedavileri ile çocukların yaşı ve kaba motor ölçütlerine uygun olarak çocuğun gerek ihtiyaçları gerekse gelişimlerine yönelik tedaviler uygulanır.

Referanslar: “Facts About Microcephaly” (2020) Şuradan alındı: https://www.cdc.gov/ncbddd/birthdefects/microcephaly.html