Anne Çocuk Bilgisi

Sağlık, Magazin ve Haber Portalı

‘Başaran Çocuk’ Hikayesi

Her çocuğa anlatılması gereken hikâye

Bütün çocuklar kırılgan, masum, narin, rüya gibi ve oldukça şaşırtıcıdır. Oyunlarını, yaratmak ve gerçekleştirmek istedikleri hayallere dönüştüren ışıltılı zihinlere sahiptirler. Etrafımız çocuk sesleri ile dolduğunda mutlaka hatırlamamız gereken bir durum var: Biz büyükler onların antrenörleri gibiyiz. Onların hayallerinden, yaşama arzusundan, benlik saygısından ve özellikle de kimliklerinden sorumluyuz.

Bu konuda en büyük yardımcımız da hikayeler olacaktır. Çocuklara mesaj iletmenin en iyi yollarından olan hikayeleri, çocukların kendilerini anlamalarına yardımcı olmak, dünyayı dolaşmak, onlara değerler öğretmek ve yeni deneyimler kazandırmak için kullanabiliriz. ‘Başaran Çocuk’ her çocuğa anlatılması gereken hikayelerden sadece bir tanesi.

İki çocuk bütün sabahı donmuş bir göl üzerinde kayarak geçirdi. Ama sonra aniden buz kırıldı ve çocuklardan biri suya düştü. Akım onu birkaç metre uzağa çekti, çocuk bir buz tabakasının altında kalmıştı. Onu kurtarmanın tek yolu, o buz tabakasını kırmaktı.

Arkadaşı yardım istemek için bağırmaya başladı. Kimsenin gelmediğini görünce hızlıca bir kaya aradı ve olabildiğince sert bir şekilde buza vurmaya başladı.

Bir delik açana kadar tekrar tekrar vurdu. Sonra kolunu suya soktu, arkadaşını tutup dışarı çekti. Birkaç dakika sonra, çocuğun bağırışlarını duyan komşular sayesinde itfaiyeciler geldi. Çocuk olanları anlatınca, küçüçük bir çocuğun böylesi kalın bir buz tabakasını kırabilmesine şaştılar.

“Küçücük elleriyle buzu kırmasının imkanı yok. Bu imkansız gücü yetmez. Bunu nasıl yaptı?” diye sordular birbirlerine.

Yakınlarda yaşlı bir adam konuştuklarını duyunca itfaiyecilerin yanına geldi.

Yaşlı adam, “Çocuğun bunu nasıl yaptığını biliyorum” dedi.

“Nasıl?” diye sordular şaşırarak.

“Ona yapamayacağını söyleyecek kimse yoktu yanında.”

Başaran Çocuk hikayesi bize güç ve ilham veren bir öykü. Bize hayallerimizi nasıl gerçekleştireceğimizi ve hayatımızı nasıl inşa ettiğimizi gösteriyor. İspanyol yazar Eloy Moreno, dünyadaki her çocuğa anlatılması gereken bu halk hikayesini uyarladı.

Hikayenin diğerlerinden ayıran bir özelliği de “aklına koyduğun her şeyi yapabilirsin” şeklindeki ileri derecede iyimser düşünceden de uzak olması. Gerçek şudur ki bir şeyi yapmak istemek ve yapabilmek her zaman aynı şey değildir. Bu çocukluktan başlayarak anlamamız gereken bir şey. Böylece kendimizden çok şey isteme tuzağına da o yaşlardan itibaren düşmemeyi öğreniriz.

Potansiyelinize gerçekçi bir şekilde bakabilmek, sağlıklı benlik saygısı geliştirmenin yoludur. Tam da işte bu yüzden, “yapabilirim” demek ve o sorunun aşma arzusunun sizi ilerletmesine izin vermek oldukça önemlidir.

Kaynak:fikriyat.com